Примеры использования: your mother

When Svetlana came up, your mother was under the covers in her nightgown.
Svetlana yukarı çıktığında annen yorganın altında geceliğiyle yatıyormuş.
Dr Clarkson wants to win your mother over to Granny's team.
Dr. Clarkson Büyükannenin takımına anneni kazandırmak istiyor.
Remember how you loved the satta-cakes your mother made for you?
Annenin sana yaptığı satta-keklerini ne kadar sevdiğini hatırlıyor musun?
I don't say afraid of Frederick, but of your mother.
Frederick'ten değil, annenden korkup korkmadığını sordum.
We prove that you never gave your mother consent to take those photos.
Annenin bu fotoğrafları çekerken senin asla onayını almadığını kanıtlayacağız.
Park,could you show me how Jin shot your mother?
Park, bana Jin'in anneni nasıl vurduğunu gösterebilir misin?
Adrian, tell your mother and Matt what you told Julia earlier today.
Adrian, bugün Julia'ya söylediklerini annene ve Matt'e de söyle.
No catching your mother with a sneakish birth.
Gizlice doğarak anneni şaşırtmak yok.
This young woman represents how you saw your mother, as loving and pure.
Bu genç kadın da senin anneni nasıl gördüğünü temsil ediyor, sevgi dolu ve saf.
Course she did. dad. she was your mother.
Elbette baktı, baba, o senin annendi.
Not even your renown mother could bend a metal something so pure.
Senin ünlü annen bile saf metali bükemez.
Did you stayed with his father or gone with your mother?
Babanızla mı kaldınız, annenizle mi gittiniz?
Your mother lives two doors down from one of the victims, Dory Smythe.
Anneniz kurbanlardan birinin evinden iki bina aşağıda yaşıyor, Dory Smythe.
Fareeda and the girls are with your mother and father at the cabin.
Fareeda ve kızlar, anne ve babanla beraber göl evindeler.
Your mother goes to Harbard because of your brother Ivar.
Kardeşiniz Ivar yüzünden Harbard'ın yanına gitti.
If your mother is a courtesan then you're a courtesan by law.