Примеры использования: wristband

If you had the right wristband-- which I did.
Eğer bileklik alma hakkın olsaydı-- ki ben aldım.
It's really cool, 'cause you do a lap and then your partner does a lap, and every time you come in you've gotta switch a wristband.
Bu gerçekten müthiş, çünkü bir tur siz atarsınız sonra takım arkadaşınız, ve her turun sonuna geldiğinizde bilekliğinizi devretmeniz gerekir.
A wristband from Body Shots.
Body Shots'tan bir bileklik.
He has to wear a security wristband and be under constant supervision.
Güvenlik bilekliği giyecek ve sürekli denetimde olacak.
You said something about a hospital wristband?
Hastane bilekliği mi demiştin?
- on his wristband?
- ...sen olduğu yazıyordu?
Nice wristband, douche.
Güzel dizilim.
-Then what about the wristband?
I gotta put a county wristband on him.
Eyalet bilekliği takacağım.
Let everyone in, wristband or no!
Herkesi içeri alın, bileklik olsun ya da olmasın!
Good God man, not wristband, come on!
Yüce Tanrım, bileklikler olamaz be adam, hadi ama!
She wasn't wearing a wristband.
Bileklik kullanmıyormuş.
Her tattoo, your wristband.
Dalgamı geçiyorsun.
Consistent with her not having wristband.
Bileklikle kız arasında bir bağ yok.
He cut through his wristband as well.
Bileziğini de kesmiş
All right, so we've got a hospital wristband.
Bu, hastanelerde takılan künyelerden.