Примеры использования: wounds

I tend your wound.
Yaralıyken sana baktım.
Do you want her lying on the table with a head wound?
Onu başı bereyle bağlanmış halde masada uzanırken ister misin?
I didn't wound him.
- Gunshot wound.
- Kurşun yarası.
I hope you will not again wound my feelings by saying I am unknown to the criminal classes.
Umarım suçlular arasında tanınmadığımı söyleyerek bir daha duygularımı incitmezsin.
Clean wound.
Yaramız düzgün.
You no longer have the power to wound.
Artık beni incitecek kuvvetin yok.
Cleaned her wound.
Yarasını temizledim.
A serious wound.
Yaran ciddi.
Gunshot wound to the foot.
Ayaktan silahla yaralanma.
- Abdominal wound.
- Karnından yaralı.
- Gunshot wound.
Silahla yaralanmış.
The wound man.
Yaralı adam.
You wound me, madam.
- Beni yaraladınız hanımefendi.
Head wound!
Kafan yaralı!
A self-inflicted wound.
Kendi kendini yaraladı.