Примеры использования: woods

Came down in the woods.
- Ormana düştü.
Bone's harder than wood.
Kemik tahtadan daha serttir.
Lucky for you,kyle'san expert at wood births.
Şanslısın ki Kyle ağaçlık ortamdaki doğumlara alışıktır.
- That wood?
- Şu koru?
The houses are made of wood.
Evler ağaçtan yapılmış.
- Because you currently owe me $16,000 for the wood.
- Çünkü bana keresteler için 16 bin Dolar borçlusun.
They're just wood now.
Artık sadece odunlar.
Deeper into the woods.
Ormanın derinliklerine gitti.
Aliens made of wood!
Ağaçtan yapılmış uzaylılar!
You bring us the most expensive wood, and then you get to bill us for more.
Bize en pahalı keresteyi getir böylece bizden daha çok para al.
- I chopped wood once.
- Bir keresinde odun kesmiştim.
- What woods?
- Ne ormanı?
Knock wood.
Tahtaya vur.
- This is the wood of suicide.
- Burası intikam ağaçlığı.
First up a costal track and then through a wood with no path.
Hiçbir patika olmaksızın Önce bir kıyı izine kadar sonra da bir koru boyunca ilerledik.
I put her in a wood chipper.
Ağaç öğütücüsünde öğüttüm onu.