Примеры использования: wink

- I saw him wink at me.
- Gördüm, kırptı.
But by not allowing us to wink, he has left me with no choice.
Ama göz yummamıza izin verilmemesi, bana seçenek bırakmıyor.
He did not just wink at me.
Bana göz kırpmış olamaz.
The only reason we're all here is because he didn't play games with some Kevorkian machine that would have allowed us all to wink and circumvent the law.
Hepimizin burada olma sebebi onun Kevorkian makinesiyle oyunlar oynamamış olmasıdır öyle olsa, her şeye göz yummamıza ve yasaları atlatmamıza izin verilirdi.
Neither slept a wink.
Wink, wink.
Kırp, kırp.
If you even wink at these pricks,
Eğer bu s..k kafalara göz yummasaydın...
She's cute, wink emoji.
Tatlı kadın, göz kırpmalı ifade.
It will wink out of existence as though it were never here.
Sanki hiç var olmamış gibi bir anda varlığı sonlanacak.
One little wink.
Bir küçük göz kırpması.
Wink twice for yes.
Evetse iki defa göz kırp.
I didn't sleep a wink last night.
Dün gece bir an olsun uyuyamadim.
Wink, wink.
- Not a wink.
Quick as a wink he was gone.
Bir anda yok oldu.