Примеры использования: willing

All it takes is some willing participants.
Bütün aldığı bazı istekli katılımcılar.
There is no shortage of willing helpers.
Gönüllülerde bir eksiklik yok.
You willing to fight that hard to protect my property I'll have it in your hold before midnight.
Benim mallarımı korumak için de bu kadar hevesliysen geceyarısından önce ambarına göndermiş olurum.
And you're not willing to do that.
Senin böyle bir niyetin yok.
Just as you lay waste to our nation, we lay waste to yours, God willing.
Siz bizim ulusumuzu yakıp yıkmaya çalıştınız biz de sizinki yakıp yıkacağız, inşallah.
Courts will rubber-stamp any request for surveillance you care to submit.
Mahkemeler istediğiniz herhangi bir izleme talebini düşünmeden onaylayacak.
Was it really your will
Naturally Monsieur Duflot will be anxious as to your intentions.
Haliyle Mösyö Duflot niyetinizi merak ediyor.
I was willing to die.
Ben ölmeye hazırdım.
You were willing to kill for it.
Bunun için adam öldürmeye bile razıydın.
Maybe somebody willing to do a bullet catch or a water escape?
Belki de mermi yakalama ya da sudan kurtuluş numarasını yapmaya niyetli biri?
I pray he uses it only upon the willing.
Umarim sadece rizasi olanlar üstünde kullanir.
Jake, willing to sacrifice his dignity.
- Jake, şerefini feda etmek için can atıyor.
You will beg for mercy!
Merhamet dileneceksin!
- Yes, will you?
Buyurmaz mısınız?
I will.