Примеры использования: wifi

Hey, there's WiFi down here.
Vay, burada kablosuz internet varmış.
I got wifi on my phone.
Telefonumda internet var.
I need to piggyback off someone else's wifi.
Birilerinin kablosuz bağlantısına sızmam gerekiyor.
Piggybacking off a WiFi node at the warehouse outside the main gate.
Girişin dışındaki depoda olan kablosuz ağ bağlantısını kullanıyorlar.
All I did was set up an amplified WiFi signal.
Sadece kablosuz ağ sinyalini geliştirdim.
Oh, and the password for the WiFi is "MOTHER," all caps.
Kablosuz internetin şifresi "anne" hepsi büyük harflerle.
I'm just here with the maestro, uh, just using the WiFi--
Burada maestro ile birlikteyim ve sadece interneti kullanıyordum.
Dad, can you have someone fix the WIFI?
Baba, birilerini kablosuz bağlantıyı düzeltebilir misin?
They come round your house, fix your computer, set up your wifi network.
Evinize geliyorlar, bilgisayarınızı tamir ediyorlar, kablosuz bağlantınızı kuruyorlar.
I didn't know they had WiFi in here.
Burada kablosuz ağları olduğunu bilmiyordum.
I saw you handle that WiFi thing on TV.
Televizyonda şu kablosuz internet mevzusunun altından kalkışını izledim.
If Ford was texting, he must have been connected to the plane's wifi.
Eğer Ford mesajlaştıysa uçağın internetine bağlanmış olmalı.
Everybody knows you can't transfer magic over WiFi.
Kablosuz bağlantıyla sihir gönderilemeyeceğini herkes bilir.
Or if you'd like a little privacy, I have WiFi in my dorm room.
Eğer biraz özel olsun diyorsan, koğuşumda kablosuz bağlantı var.
Do you've wifi inside?
- Artie, we've got WiFi.
- Artık kablosuz internet var, Artie.