Примеры использования: what else

What else do Jordan and I have in common?
Jordan'la başka ortak noktamız ne acaba?
You see, now I'm thinking, what else isn't Trish telling us?
Şimdi düşünüyorum da bize söylemediği başka neler var?
God knows what else he's been stealing from me, Bernie!
Tanrı bilir, daha neler çalıyordu benden, Bernie!
I start by... what else have you stolen from my school?
Okulumdan başka ne çaldın?
You know what else is terrible, Calvin?
Kötü olan başka ne var, biliyor musun Calvin?
What else can you expect if you put a man in wrong profession?
Eğer yalnış adamın üzerine oynarsan ne bekleyebilirsin?
If this is war, and the bikers knew about this house, who knows what else they'd be willing to do?
Eğer durum buysa ve motosikletliler bu evi biliyorduysa kim bilir daha neler yapmayı göze alırlar?
I just wanted to fit in, so I did what anyone else in my position would do.
Ortama uyum sağlamak, için benim durumumda biri ne yapması gerekiyorsa onu yaptım.
But you didn't respond to my note, so I don't know what else to do because now you're going back up to school.
Ama mektubuma cevap vermedin bu yüzden ne yapacağımı bilmiyorum çünkü bugün okula geri dönüyorsun.
She kept asking you what else we'd taken.
Başka neler aldığımızı sorup durdu.
You have a Trouble, but you know what else you have?
Senin bir sorunun var ama başka nelerin var biliyor musun?
"You will feel what I feel." What else could that possibly mean?
"Benim yaşadıklarımı sen de yaşayacaksın. " Bundan daha net ne olabilir ki?
If we can't even catch them, what else do we do?
Onları yakalayamıyoruz bile başka ne yapacağız?
What else did Nick tell you about his old man?
Bu yaşlı adam hakkında Nick başka neler anlattı?
What else did you see last night, Mary?
Dün gece başka ne gördün, Mary?
So what else can you guys tell me about Rebecca?
Bana Rebecca hakkında başka neler anlatabilirsiniz çocuklar?