Примеры использования: well known

and the second was chloe harris, another young actress... but not as well known as natalie here.
...başka bir genç oyuncu fakat Natali kadar tanınmış değildi.
He's very well known in his own circles.
Kendi çevresinde çok tanınmış biridir.
Trainer's pretty well known.
Eğiticisi tanınmış biri.
Your honor, my client is a well known history-sheeter.
müvekkilim tanınmış bir suçludur.
I'm very well known.
Çok tanınmış biriyim.
You're quite well known, eh?
- Epeyce tanınmış birisiniz.
- My father is well known in...
- Babam çok tanınmış bir--
Malmo had a good team, on paper, with well known players.
Malmö, kağıt üstünde iyi bir takımdı, tanınmış oyuncuları vardı.
It's your family's well known liberalism.
Bu senin ailenin meşhur liberalizmi.
It's well known he can make the lame walk, the blind see and the maimed dance over the hill.
Topalı yürütmesi, körü gördürmesi, tepede sakatı dans ettirmesi meşhurdur onun.
There's a clinic nearby that are well known for treating women's disorders.
Hemen yakınında kadın rahatsızlıklarını tedavi etmesiyle meşhur bir klinik varmış.
Especially as my beauty is so well- known internationally
Özellikle de güzelliğim dünya çapında bu kadar meşhurken.
The name is well known in the world of street racing, but the guy has never been caught or arrested.
Sokak yarışı aleminde oldukça meşhur biri ama kimse tarafından ne yakalanabilmiş ne de tutuklanabilmiş.
The story of my parents' courtship is well known in the village.
Annemle babamın hikâyesi köyde çok meşhûrdur.
I am sure in the not-so-distant future this little fellow will be very well known.
Eminim ki pek yakın bir zamanda bu küçük dostumuz çok meşhur olacak.
We were well known for tap dancing, but our repertory was quite wide.
Step dansında meşhurduk, ancak repertuarımız oldukça azdı.