Примеры использования: well built

Just to be clear, does the real you think I look well- built and ruddy?
Kafamda soru işareti kalmaması açısından rol yapmayan halin kaslı ve sağlıklı olduğu mu düşünüyor mu?
Black, well built, sunglasses.
Siyah, iri yapılı, güneş gözlüklü.
He is well built.
Adam da kaslıymış.
He's about 30, well built, a good-looking boy with a temper.
30 yaşlarında, iri yapılı, yakışıklı, biraz da sinirli.
You're well-built and ruddy.
Kaslı ve sağlıklısın.
Your boss must be really well-built.
Sizin patron bayağı iri yapılıymış.
So well-built!
Ne kadar da kaslı!
Prepare yourself for baptism with water drawn from a well built with your own hands.
Kendi ellerinle yaptığın kuyunun suyu ile yapılacak vaftiz törenine hazırlan.
The little sister, she is well built, beautiful...
Bir fıstık gördüm, masum mu masum...
I can see that you are skilful and well built.
Görüyorum ki, hünerli ve yapılı birisiniz.
A really well-built guy is in the lounge, waiting to make you happy.
Taş gibi aletiyle gerçek bir erkek, seni mutlu etmek için salonda duruyor.
Have you seen here a huge, well-built man ?
Hiç böyle büyük ve yapılı birini gördün mü ?
Swell-looking, well-built man like that, a checker.
Böyle gösterişli, kalıplı bir adam denetlemeciymiş!
This one looks well-built.
Bu herif oldukça yapılı görünüyor.
"So well built, we can't show you the second floor."
"O kadar iyi yapıldı ki, size ikinci katı gösteremeyiz."
- It's very well built, that's for sure.
- Ama sağlam temelleri olduğunu söyleyebilirim.