Примеры использования: wealthy

Very wealthy.
Oldukça zenginlerdi.
She's already met a wealthy real estate investor.
Paralı bir emlak yatırımcısıyla tanışmış bile.
It doesn't matter if he's showering her with gifts, because the Koothrappalis are vastly wealthy.
Onu hediye yagmuruna tutmasi hiçbir seyi degistirmez, çünkü Koothrappali'ler çok ama çok zenginler.
He's supposed to be some wealthy tycoon from somewhere in the Middle East.
Asad Samari, Sammy'nin balinalarından(paralı müşteri) biri.
Your parents were very wealthy.
Anne babanız çok zenginmiş.
I know you'll be healthy, wealthy and happy in your wealth.
Sağlıklı, bol paralı ve mutlu bir yaşam.
It is time to reclaim the golf courses from the wealthy and turn them over to the homeless.
Golf sahalarını zenginlerden alma ve evsizlere verme vakti geldi.
You're a wealthy doctor with a perfect child.
Mükemmel bir çocuğu olan, paralı bir doktorsun sen.
- Because you're not a wealthy man.
Çünkü sen varlıklı bir adam değilsin.
She married a wealthy man and moved away, and since then she's always looked down on me.
Zengin bir adamla evlendi ve uzağa taşındı o günden beridir beni hor görüyor.
You are a wealthy man now.
Artık varlıklı bir adamsın.
We've all just been pretending, darling, in order to make my sister think that I'm wealthy.
tatlım kız kardeşimi benim zengin olduğuma inandırmaya çalışıyorduk.
The city merely follows the model of wealthy nations.
Şehir sadece varlıklı nesillerin çizdiği modeli takip ediyor.
Where all the wealthy children will get to play once the poor ones have been dispossessed... again.
Nerede zengin Çocukların oynamak için alacak fakir olanlar var bir kere Tekrar ... mülksüzlestirilmedigi.
The nobleman was well known and very wealthy.
Aristokrat ünlü ve varlıklı biriydi.
So we can rack up all that free shit from all my mother's wealthy friends, that's why.
Annemin zengin arkadaşlarından gelecek hediyeleri toplamak için.