Примеры использования: wash

I don't know whether to wash with this or drink it.
Bununla yıkanılır mı ya da içilir mi bilmiyorum.
Maybe we could roll Uncle Hank through the car wash.
Hank eniştenin tekerlekli sandalyesini yıkatabiliriz belki.
Just like the car wash.
Tıpkı oto yıkamadaki gibi.
Monday, Tuesday, shorts, Wednesday, wash 'em,
Pazartesi, Salı şort, Çarşamba yıkama günü.
Or a wash.
Bir de yıkanmaya.
The rainwater washes them down the hillsides as far as the sea.
Yağmur suları, yamaçları denizlere kadar aşındırıyor.
I'll wash my manhood when I'mood and ready!
Erkekliğimi canım ne zaman isterse o zaman yıkarım!
And a wash.
Bir de yıkanmaya.
Have you had a wash?
This isn't gonna wash away any evidence?
Bu kanıtları aşındırmayacak mı?
All I know is that face wash is changing my life.
Tek bildiğim o yüz losyonu hayatımı değiştiriyor.
Have you forgotten how to wash?
Nasıl yıkanıldığını hatırlıyorsun di'mi?
Ah, the intern car wash.
Stajyerlere araba yıkatıyorsun.
The other day at the car wash a young man looked me up and down and actually asked me if I was a natural blonde.
Geçen gün oto yıkamadaki genç beni baştan aşağı süzdü ve sonra "Gerçek sarışın mısınız?" diye sordu.
You're supposed to wash with that?
Onunla yıkanılır mı?
She makes him wash his dishes right awayTed.
Ona anında bulaşıklarını yıkattı, Ted.