Примеры использования: ware

I will also prove that whatever implements we find- any props, knives... cleavers, all of your stage ware-
Ne kadar kanıt bulursak bulalım aksesuar, bıçak, satır, tüm sahne malın...
As a trader, I go west to Chugoku, Sanin, and even Kyushu in search of wares.
Bir tüccar olarak, porselen eşyalar için batıya, Chugoku, Sanin ve hatta Kyushu'ya gidiyorum.
- This type of ware is generally referred to as China painting.
- Bu tarz eşyalarda genellikle, çin usulü çalışmalar görülür.
- A bunch of kitchen ware for your Mama.
- Annen için bir torba mutfak eşyası mı?
♪ and then I feel fat ware, sir ♪
♪ sonra hissediyorum yağ eşya, efendim ♪
You should watch your wares.
Eşyalarına sahip çıkmalısın.
I left Paris with my wares
Eşyalarımla terk ettim Paris'i
She's out selling her wares.
Dışarıda, yaptığı eşyaları satıyor.
Your boat... our gold-plated serving ware.
Teknen...altın kaplama servis eşyalarına gitti.
Why, Stanford, I'm just a humble tomato farmer selling' his wares.
Hey Stanford, ben sadece mallarını satan mütevazı bir domates çiftçisiyim.
You exploited people's deepest beliefs just to hawk your cheesy wares?
Ucuz mallarınızın reklamını yapmak için insanların en derin inançlarını sömürdünüz!
Come, examine my wares.
Gelin, mallarımı bir inceleyin.
Such concerns are voiced by all those who sample our wares.
Bu tip endişeler mallarımızdan tadan herkes tarafından dile getirilmiştir.
He buys the humble wares which we set before him, and then Mr. Thorogood brings all of his legal acumen and youthful energy to bear.
Önüne koyduğumuz mütevazı malları alıyor ve Bay Thorogood tüm hukuki zekâsını ve gençlik enerjisini ortaya koyuyor.
I'll check the place out while they're showing off the wares.
Onlar mallarıyla gösteriş yaparken ben de mekanı kontrol etmiş olurum.
That's where they show their latest wares to a select group of buyers.
Son mallarını seçilmiş olan bir grup alıcıya tanıtacaklar.