Примеры использования: war

The war work it left all extenuados.
Savaş işi herkesi son gücüne kadar tüketiyordu.
War is coming.
Harp yaklaşıyor.
- What good is war now?
- Şimdi savaşmanın sırası mı?
Your Uncle Rupert who's just been made Minister of War.
Harbiye Nazırı olan Rupert Amcanız.
He called an immediate war room.
Acil bir harekat odası topladı.
And people only think of haiti for war and poverty.
Ve Haiti denince insanların aklına sadece savaş ve yoksulluk geliyor.
You ride to war, but not to victory.
Harbe gidiyorsun, zafere değil.
Such a genius for war...
Savaşmak için böylesine bir yaratıcılık!
Uncle Rupert's just been made the Minister of War!
Rupert Amca Harbiye Nazırıydı.
He called a war room.
Harekat odası toplamış.
Without blackout, nor it seemed that one was in war.
Karartma olmasa, savaş hatırlanmayacaktı bile.
Much must be risked in war.
Harp zamanlarında her şey göze alınmalı.
I know how you wage war.
Senin nasıl savaştığını da biliyorum.
Bring the Minister of Law and Junior War Minister!
Adliye Nazırı ile Harbiye Nazırı Yardımcısını getirin!
You know, up in the war room, it's all just pieces on the board.
Harekât Merkezi'ndeyken tahtanın üzerinde şekiller vardı.
And unfortunate events of war trod path of distant memory.
Savaşın talihsiz hadiseleri uzak birer anı olacak.