Примеры использования: volatile

Could be inhalation of a toxic volatile substrate.
Zehirli uçucu madde solunumu da olabilir.
Dr. Romano can be volatile.
Dr. Romano havai olabiliyor.
He was volatile.
O dengesiz biriydi.
WE LIVE ON A VOLATILE PLANET IN A VIOLENT UNIVERSE...
Şiddet dolu bir evrende, uçucu bir gezegen üzerinde yaşıyoruz.
Volatile, recalcitrant.
Havai, inatçı.
She's a little volatile but outstanding.
Biraz dengesizdir ama iyi biridir.
But it's gonna be more volatile than ever.
Ama hiç olmadığı kadar geçici olacak
I was gonna go with sister Greta,but the region is so volatile,
Rahibe Greta'yla gidecektim ama bölge çok istikrarsız.
Analysts are concerned that volatile response trading could plunge world markets into further losses.
Analistler geçici alım-satımların dünya borsalarında daha büyük kayıplara neden olmasından korkuyor.
It's a volatile country.
Orası istikrarsız bir ülke.
She possesses extensive knowledge of this vessel's systems as well as a volatile temperament.
Bu geminin sistemleri hakkında epey bir bilgiye sahip, aynı zamanda oynak bir mizaca sahip.
But your relationship is basically volatile.
Fakat ilişkiniz temelde gelip geçici.
..and the climate at its most volatile.
..ve iklimin istikrarsız olduğu zamanlara.
Do you know, there's a planet whose name literally translates as "Volatile Sadness"?
Adı "Uçucu Sirk" olarak çevrilen bir gezegen olduğunu biliyor muydun?
Famously volatile.
Meşhur bir havaidir.
Artists are volatile creatures.
Sanatçılar dengesizdirler.