Примеры использования: voice

Raspy voice!
Kart sesli!
You move your lips and your father's voice comes out.
Dudakların oynuyor lakin, ağzından çıkanlar babanın sözleri.
Your job is to voice your opinion with some "oomph"
Görevin, düşünceni şevkle... ruh katarak dile getirmek.
Let it go to voice mail.
Bırak telesekretere düşsün.
Started calling, getting voice mail.
Aramaya başladım ama sesli mesaj çıktı.
Voice over.
Sözünü geçirmek.
Parents, please feel free to voice your opinions
Okul aile birliği üyeleri siz de özgürce düşüncelerinizi söyleyin lütfen.
Voice mail again.
Yine telesekreter çıktı.
Is your voice dressed up for Halloween?
Sesini Cadılar Günü için mi hazırlıyorsun?
Does his voice sound like his face looks to you?
Dedikleriyle yüz ifadeleri uyuşuyor mu?
My decision yet to be given voice, and you proceed as if I am already absent.
Benim de fikrimi almanız gerekirken ben yokmuşum gibi icraata geçmişsiniz.
What the voice said was true, sir.
Is that your voice, Mr. Mosby?
Bu sizin sesiniz mi, Bay Mosby?
I would prefer the more narrative voice.
Hikâyeyle ifade etmeyi daha çok tercih ederim.
- Frankly, I think the internet is mostly used for cowards, to voice opinions without proof,
Açıkçası internetin fikrini kanıtı olmadan söyleyen korkaklar için olduğunu düşünüyorum.
- Voice it.
-Söyle bakalım.