Примеры использования: vivid

If we'd been told to go to Santa Monica Beach, then this, with its... incredibly vivid paint...
Eğer gitmemiz söylendi Santa Monica Plajı'na, Sonra bu, onunla inanılmaz derecede canlı boya...
"complaints of vivid dreams.
"Gerçekçi rüyalardan şikayetçi.
I know it seems that way because I'm such a vivid storyteller.
Öyle göründüğünü biliyorum çünkü ben çok canlı bir hikaye anlatıcıyım.
Vivid dreams during the day?
Gün içinde gerçekçi rüyalar görüyor musun?
I guess that was the most vivid memory.
Sanırım en canlı anım buydu.
The dreams are so vivid.
Rüyalar çok gerçekçi.
What is your most vivid memory from that time?
O zamandan kalan en canlı anınız nedir?
Fever dreams can be quite vivid.
Ateşliyken görülen rüyalar çok gerçekçi olabilir.
Okay, vivid colors, expressive brush strokes.
Pekala, parlak renkler, anlamlı fırça darbeleri.
A vivid imagination.
Kuvvetli bir hayal gücü.
It all was so vivid, and now...
Her şeyi ile çok parlaktı ve şimdi...
- You have a vivid imagination.
- Hayal gücün çok güçlüymüş.
My sister has quite a vivid imagination.
Kız kardeşimin parlak bir hayal gücü vardır.
Maybe it was in your vivid imagination.
Belki de tamamen hayal ürünündür.
To display, males flush blood into their crests, creating vivid patterns.
Gösteriş için, erkekler ibiklerine kan pompalayıp, parlak desenler yaratıyorlar.
The artist had a vivid imagination.
Ressamın hayal gücü kuvvetliymiş.