Примеры использования: village

He doesn't know the Village!
Köyü bilmiyor!
I ran late covering the Halloween parade in the Village.
Kasabadaki Cadılar Bayramı geçidine geç kaldım.
A Village People-like cap.
...köylü şapkası...
- You loved that village.
- O köyü çok severdin.
Sell Storytime Village?
Hikâye Kasabası'nı satmak mı?
To mark the harvest the village is staging a party
Hasadı temsil etmek için köylüler bir sahne hazırlıyorlar.
Why is this village so filthy?
Köy neden bu kadar pis?
- Just into the village.
- Kasabaya gideceğim.
Little Village People.
Küçük köylü insanlar.
"Just one village?"
- Tek bir köy mü?
Like when you attacked our village.
Kasabamıza saldırman gibi mi?
Because there may be benefits for the village.
Köylüler için faydalı olabilir bu durum.
They took half the village.
- Köyün yarısını götürdüler.
You could fix up the old Storytime Village.
Eski Hikâye Kasabası'nı onarabilirsin.
Come to think of it, how will the village know that they've been?
Düşündüm de, köylüler onların orada olduğunu nasıl bilecek?
My village desperately needs your help.
Köyümün acilen yardıma ihtiyacı var.