Примеры использования: video

Oh, the video game.
Video oyunu mu?
We've got video!
Görüntü geldi!
It's like something from a video game.
Sanki atari oyunundaymışız gibi.
Director Yong Tae Mu is now connected to us via video conferencing.
Yönetici Yong Tae Yong şimdi ekranda görünecek.
How the hell do you answer a video phone?
Görüntülü telefona nasıl cevap verilir?
Video slots, free drinks brought to us by a bosomy barmaid and all-you-can-eat shrimp for 3.95?
Videolu oyun makineleri iri göğüslü bayan barmenler tarafından getirilen bedava içkiler ve yiyebildiğin kadar karides sadece 3, 95 dolara.
I can't believe what a great video store that was.
Nasıl güzel bir videocuydu, inanamıyorum.
The video Connor gave me.
Connor'ın bana verdiği videoyu.
That's the video phone.
O görüntülü telefon.
I saw an ad for this video.
Hayır hayır, videolu bir reklam izledim de.
I went to the video store to rent a movie for the family.
Ailemiz için bir film kiralamaya videocuya gittim.
This is your video confessional.
Bu sizin video itiraf bölümünüz.
I attached the wrong video.
Yanlış görüntüleri ekledim.
Tambri was texting, thompson was playing a video game,
Tambri mesaj atıyordu, thompson atari oynuyordu,
Video monitors, lead-free pacifiers.
Ekranlar, kurşunsuz emzikler.
Finally, we have video evidence.
Sonunda görüntülü kanıtımız var.