Примеры использования: vanity

You see, wealth gathered by vanity will diminish.
Havadan kazanılan para yok olur.
Let go of vanity, pride, sin.
Gösterişi bıraktı kibri, günahı...
Oh, vanity. I too was vain like you.
O kadar bakım ve makyajla bende senin gibi olurdum.
Or your vanity?
Yoksa senin kendini beğenmişliğin mi?
- I suppose it could be vanity.
- Gösteriş olabilir.
And then I found these in her vanity --
Ama sonra bunları makyaj kutusunda buldum.
Is that vanity?
Bu kendini beğenmişlik mi?
Is that what's important, your vanity?
Önemli olan bu mu, gösteriş yapman mı?
I suppose I should be grateful that your vanity got in the way of your recklessness.
Kibrinin, pervasızlığının önüne geçmesine şükretmeliyim sanırım.
All is vanity" toll the bells....
"Her şey gurur" diye çalıyor çanlar...
- Vanity Fair.
- Vanity Fair.
Yes, vanity is a weakness indeed.
Evet, kibir hakikaten bir kusurdur.
Shall we work on Vanity Fair when you've finished tonight?
- Bu akşam işin bitince Gurur Dünyası üzerine çalışalım mı?
Vanity Fair is the big time.
Vanity Fair daha büyük.
Such as vanity, perhaps, and pride?
Kibir ve muhtemelen gurur gibi mi?
"He is my love and he is my vanity and he is with me, always"
Aşkım,gururum,herşeyimdi ve o her zaman benimledir.