Примеры использования: vacant

Houses vacant.
Evler boş.
Everything seems vacant.
Herşey açık görünüyor.
I love their vacant, trusting stares, their sluggish, unencumbered minds, their unresolved daddy issues.
Güven dolu o bön bakışlarını, ağır işleyen, serbest akıllarını, çözülememiş baba sorunlarını seviyorum.
Their eyes looked vacant and numbly frightened.
Oğlanlar her şeye boş ve korkmuş gözlerle bakıyorlardı.
So that means the title's vacant, right?
Bu durumda unvan açıkta kaldı, değil mi?
You're sullen, you're vacant.
Somurtkansın, bönsün.
Current building-- 12 floors, mostly vacant.
Mevcut bina ise 12 katlı, çoğu boş.
Vacant lot two blocks away.
Açık otopark 2 blok ötede.
That vacant stare.
Şu ifadesiz bakış.
They call it the vacant sea.
Buraya Sahipsiz Sular deniyor.
Been vacant since '72.
72'den beri boş duruyor.
Once more your eyes were grave, vacant.
Bakışların yine ciddi, ifadesizdi.
So we should buy up all the vacant houses... and burn them.
Bütün sahipsiz evleri alıp yakmalıymışız.
It's vacant.
She had a vacant stare, like a vagrant
Yüzü ifadesizdi, sanki bir serseri gibi.
Brody James vs. Caesar Braga for the vacant PFC title.
Brody James, sahipsiz PFC kemeri için Caesar Braga'ya karşı.