Примеры использования: ups

Well, you know, they've had their ups and downs.
- Bilirsin ya, inişleri ve çıkışları oluyor.
Yeah, I'm gonna do some mock-ups and then turn those into thumbnails.
Evet bir kaç mock-up yapacağım, ...ve sonra onları bir kaç imlece benzeteceğim.
Besides, it's very complicated, with many ups and downs.
Ayrıca çok karışık, bir sürü iniş çıkış var.
You owe me 80 suicides and 500 push-ups.
Bana 80 intihar ve 500 şınav borçlusun.
Well, um, my job has its ups and downs.
Aslında işim çok inişli çıkışlı.
He said he was gonna take me to the gym so I'm gonna go practice my sit-ups.
Her neyse, beni yarın spor salonuna götüreceğini söyledi bu yüzden, biraz mekik çalışacağım.
It's owned by a little boy, and it sees grown-ups as they were when they were children.
Küçük bir çocuğa ait, ve yetişkinleri çocukluklarındaki gibi gösteriyor.
I guess an act like that really has it's ups and downs huh.
sanırım bu iş gerçekten biraz inişli çıkışlı ha.
- It's, you know, ups and downs, Stu.
Bilirsin, inişli çıkışlı Stu.
To do 1,000 sit ups and start a foundation for starving children?
1000 mekik çekip aç çocuklar için bir kurum açmak.
I showed my masterpiece to grown-ups and asked if the drawing frightened them.
Şaheserimi yetişkinlere gösterip bu resmin onları korkutup korkutmadığını sordum.
There've been ups and downs along the way.
Yol boyunca inişler ve çıkışlar oldu elbette.
Makes the check-ups go easier.
Check-up'ın daha kolay geçmesini sağlıyor.
Er, like all couples, we've had our downs as, er... as well as our ups.
Tüm çiftler gibi bizim de iniş çıkışlarımız vardı.
He said to do 20 push-ups, eh?
"20 şınav çek dedi."
Pick-ups?
Pick- up ?