Примеры использования: until

The negotiator plays cards until Mike is back safe.
Aracıyı Mike dönene kadar oyalayacağız.
Burrell wants this case stalled until everybody votes.
Burrell herkes oyunu kullanana kadar bu dosyanın geciktirilmesini istiyor.
John will join me at every event until his husband is released.
Kocası serbest bırakılana kadar John bütün etkinliklerde bana katılacak.
We have until 2823.8 to continue the search, commissioner.
Komiser aramayı sürdürmek için 2823.8'e kadar zaman var.
You cannot tell Shepherd until I've told Meredith.
Ben Meredith'e söyleyene kadar, Shepherd'a söyleyemezsin.
Until we prove something definitively, the account's untouchable.
Sağlam bir kanıta ulaşana kadar da hesap müdahalemizin dışında kalıyor.
Yeah, until he tramples those tulips you planted.
Ektiğin laleleri çiğneyene kadar.
And that's what I had to live with... until now.
Bununla yaşamak zorundaydım... şimdiye değin.
Until we complete the mission.
- Görevimizi tamamlayana değin.
Try not to die until you're dead.
Gerçekten ölene değin ölmemeye çalış.
To make love to her every morning until we die.
- Kara toprak olana değin her sabah bir güzel sevişmek.
Until then, good night.
O zaman değin iyi geceler.
Until his simple ruse.
Basit dalaveresine değin.
Well, I did until I saw them together.
Şey, onları birlikte görünceye değin öyle düşünüyordum.
Don't open it until you hear the response.
Yanıtı duyuncaya değin kapıyı açma.
Until then.
O zamana değin.