Примеры использования: undoubtedly

Undoubtedly yes.
Kuşkusuz evet.
You are undoubtedly the son-in-law No. 1!
Sen hiç şüphesiz bir numaralı damatsın!
By now you have undoubtedly learned of a plot to brazenly strike at your planet in a most cowardly manner.
Şimdiye kadar, şüphesiz gezegeninize yapılacak saldırı hakkında olan alçakça tutumu biliyorsunuzdur.
Nirrti and Yu have undoubtedly blamed the Tauri for this attack on me?
Nirrti ve Yu kuşkusuz bana olan saldırı için Tauri'yi suçlamıştır, öyle değil mi?
Oh, undoubtedly, sir.
Hiç şüphesiz, efendim.
He is undoubtedly indulging in primitive diagnostics.
Şüphesiz doktor ilkel tanıların etkisinde kalmış.
I will be there in support, and to also witness what will undoubtedly be an amazing performance.
Kurt'ü desteklemek ve ayrıca, şüphesiz mükemmel olacak bir performansı kaçırmamak için orada olacağım.
His engramatic record will undoubtedly confirm what I've told you.
Hafıza kayıtları, şüphesiz dediklerimizi doğrulayacaktır.
- He is our man, undoubtedly.
- Şüphesiz bizim adamımız.
What undoubtedly could be called the band's most well-known image?
Kuşkusuz grubun en çok bilinen görüntüsü.
I know your distress is undoubtedly about the safety of your husband, my lady, but an ignorant eye may see it as concern for the welfare of outlaws.
Kaygınızın hiç şüphesiz eşinizin güvenliği için olduğunu biliyorum hanımefendi ama cahil biri haydutların refahını gözetiyorsunuz diye algılayabilir.
You are undoubtedly the greatest hunters of the universe.
Sizler şüphesiz evrenin en iyi avcılarısınız.
- As you've undoubtedly been told, this is one of our most secret and important research operations.
- Size kuşkusuz anlattıkları gibi, bu bizim en gizli ve en önemli operasyonumuz.
Your sort of do-it-yourself book will undoubtedly change the world.
Senin kendin yap türünde kitabın kuşkusuz dünyayı değiştirecek.
My travelling here undoubtedly alerted the other side.
Buraya yolculuğum şüphesiz karşı tarafı alarma geçirmiştir.
And undoubtedly tasty.
Ve şüphesiz lezzetli.