Примеры использования: undergoing

Merrin must undergo the Averium.
Merrin Averium'dan geçmeli.
When you met someone, your view towards perspective of life can undergo a big change.
Özel biriyle karşılaştığında hayata bakış açın büyük bir değişikliğe uğrayabilir.
Please forgive any security measures you had to undergo to get here.
Lütfen buraya girmek için geçmek zorunda kaldığınız güvenlik önlemlerinden dolayı bizi affedin.
In other words, they undergo an electro-magic dissociation.
Başka bir ifadeyle, elektromanyetik ayırıma uğrarlar.
With the skirmish outside concluded and the captured Centauri vessels about to undergo a search things seem to have calmed down.
Dışarıdaki meydan muhaberesinin durulmasından ve ele geçirilen Centauri gemilerinin aranmaya başlamasından sonra olaylar biraz yatıştı.
All staff members are gonna have to undergo intense sensitivity training.
Tüm ekip üyeleri yoğun duyarlılık eğitiminden geçmeli.
Then you will undergo a test... to see if you are fit to own the apple of life.
Yaşam Elma'sına uygun olup olmadığını anlayacağımız bir sınavdan geçeceksin.
The three of you will undergo decontamination right away.
Üçünüz hemen temizlenme işleminden geçeceksiniz.
In the rainy season they balloon up to the surface and undergo a magical transformation.
Larvalar yağmur mevsiminde yüzeye çıkarak, adeta sihirli bir dönüşüm geçirirler.
How long do I've to undergo this punishment?
Daha ne kadar çekeceğim bu cezayı?
I need privacy to undergo the upcoming traumatic transformation.
Yaklaşan travmatik dönüşümümü geçirmek için mahremiyete ihtiyacım var.
We're about to undergo extensive repairs, requiring my personal supervision.
Ne yazık ki, bu gemi şahsen nezaret etmemi gerektirecek... ağır onarımlardan geçmek üzere.
And because you are sweating in all three stress spots that people routinely start sweating in before they undergo public humiliation.
Çünkü üç stres noktandan da terlediğin için o insanlar da halkın hışmına uğramadan önce terlemeye başlayacaklar.
Yes, but our society has undergone a paradigm shift.
Evet, ama bizim toplumumuz paradigma değişimine uğruyor.
Ensign Kim may have inadvertently undergone the process of matter conversion.
Teğmen Kim'de yanlışlıkla madde dönüşümüne uğramış olabilir.
Your body underwent a profound cellular change.
Vücudunuz şiddetli bir hücresel değişime uğradı.