Примеры использования: undecided

BUT WHAT ABOUT THE VOTERS WHO ARE UNDECIDED,
Peki ya kararsızların oyları?
Eh, I'm still undecided.
Ben, hâlâ kararsızım da.
That family is undecided!
Bu aile kararsız!
We're still undecided, Frank.
Hala kararsızız Frank.
19% undecided.
Yüzde 19 kararsız.
Twenty-two percent remain undecided.
%22 hala kararsız.
– They're still undecided.
- Onlar hâlâ kararsız.
Residents of Evergreen Terrace are undecided whether to sell their mineral rights to Mr. Burns.
Evergreen Terrace sakinleri mineral haklarını Bay Burns'e satıp satmama konusunda karasızlar.
You're undecided on your major, so have you picked one yet?
Hangi branşı seçeceğine karar verdin mi?
I'm still undecided about my major.
Uzmanlık alanıma hâlâ karar vermiş değilim.
I simply cannot stand another day... undecided about my debutante gown.
Sosyeteye ilk takdim gecemde giyeceğim... elbiseye karar vermeden bir gün daha duramayacağım.
I'm undecided, the party's in the after- noon, but will continue in the evening.
Karar veremedim, parti öğleden sonra ama akşam da devam edecek.
4% of the likely voters are still undecided, and with the prim--
Oy vereceklerin yüzde 4'ü ise hala kararsız, ve bu seçi--
Cacuzza's undecided.
Cacuzza kararsız.
The pre-election polls show that a significant number of undecided and persuadable voters thought Kerry over Bush offered a better chance for jobs.
Ön seçimler gösterdi ki kararsız ve ikna edilebilir kişiler Kerry'nin Bush'a karşı işsizlik kozunu kullanırsa daha çok şansı olacağını düşünüyor.
Many children will be undecided as to what they want for Christmas.
Şimdi, Noel için ne istediklerine dair karasız olan... bir sürü çocukla karşılaşacaksın.