Примеры использования: unbeatable

I just beat your unbeatable deal by 500 samolians.
Senin o rakipsiz teklifini 500 papel aşağı çektim.
Sigma Tau Omega looks unbeatable.
Sigma Tau Omega rakipsiz görünüyor.
is not the same as "unbeatable."
"rakipsiz" olmakla aynı şey değil.
These Teutonics are unbeatable when it comes to serious matters.
Bu Teutonics rakipsiz ciddi konulara gelince.
Together, Leila, we're unbeatable.
Leila, bir arada rakipsiziz.
You and Stinger would be unbeatable.
Sen ve Stinger'ın önünde durulmaz.
If some unbeatable enemy has you cornered...
Eğer baş edemeyeceğin bir düşman seni köşeye sıkıştırdıysa...
The prices are unbeatable.
Fiyatlarının altına inmek imkânsız!
We're unbeatable.
Bizler rakipsiziz!
And, three, "like, unbeatable"
Ve, üç, "rakipsiz gibi" olmak
The obturaculum keeps the beavers trapped in the dream realm, and as long as they're there their dream powers are unbeatable.
obturaculum kunduzları tutar rüya aleminde sıkışıp, ve orada oldukları sürece hayal güçleri rakipsiz bırakır.
Being unbeatable!
Rakipsiz olmak!
- conductor of light, you are unbeatable.
- ...bilgiyi yönlendiren kişi olarak seni kimse geçemez.
... becausemylatestinvention is unbeatable.
... çünküensonyaptığımbuluş geçersiz sayıldı.
Yeah, aren't you supposed to be unbeatable or something?
Aslında, senin rakipsiz falan olaman gerekmezmiydi?
Tretiak is almost unbeatable.
Tretiak neredeyse bir etten duvar gibi.