Примеры использования: tuned

Maebh Arden is tuned to a different channel.
Maebh Arden farklı bir kanala ayarlı.
Might be able to tune the long-range sensors to pick up any similarly generated transmissions.
Benzer şekilde üretilen iletişim sinyallerini algılayabilmek için uzun menzilli tarayıcıları ayarlayabiliriz.
This whole place is finely tuned machine for separating suckers from their money.
Bu koca salon enayilerden paralarını almak için ayarlı.
"Listen to the tune of tomorrow.
"Yarının ayarlamak için dinle.
A tuned microwave beam, gamma radiation, a radio signal.
Ayarlı bir mikrodalga ışını, gama radyasyonu bir radyo dalgası.
It only took some minor calibrations to tune it in to subconscious activity.
Bilinçaltı etkinliklerine ayarlamak sadece ufak değişikliklerle oldu.
The dial permanently tuned to a show called Jonesy's A Bonehead.
Frekans sürekli "Jonesy Bir Kütük" adlı programa ayarlı.
I'm trying to tune the scanner.
Tarayıcıyı ayarlıyorum.
But On A Plain's tuned down to a D.
Ama On A Plain'in akordu için bir D inmek lazım.
If we can... tune ours precisely to Olivia's, then we can share her mind.
Bizimkilerin harmonisini Olivia'nınkine uydurursak zihnini de paylaşabiliriz.
Yes, I tuned Mrs. Haldane's piano a few weeks ago.
Evet, Bayan Haldane'nin piyanosunu birkaç hafta önce akort ettim.
The more in tune with the times we were, the more we drank.
Zamana daha çok ayak uydurdukça daha da çok içtik.
Tuned to f-sharp minor.
Fa diyeze akort edildi.
Let's do the lyrics and fit the tune around it.
Önce sözleri yazalım, sonra müziği sözlere uydururuz.
He tuned my piano.
Piyanomu akort etti.
We set the tune, and the world follows.
Gidişatı biz belirleriz, dünya da buna ayak uydurur.