Примеры использования: tug

Then allow 6 more feet every time I tug twice, all right?
Sonra her iki çekişimde 10 metre bırakın, tamam mı?
Maybe Junior killed Tug.
Belki de Tug'ı Junior öldürmüştür.
Why don't we just reach up there and tug that bad boy out?
Neden oraya ulaşıp, kötü çocuğu çekip çıkarmıyoruz?
I'm gonna give her a little tug.
Ona ufak bir çekiş vereceğim.
Tug is dead?
Tug öldü mü?
Oh, after i helped tug you in and all?
Oh, seni içeri sürükledikten sonra?
That's my dad's tug.
Babamın römorkörü de orada.
All I know is, I felt the rope tug and I was in mid-air.
Sadece ipin çekildiğini ve kendimi havada asılı bulduğumu hatırlıyorum.
Find the clue near tug boats red, in the ship that's sleeping dead."
Ahı gitmiş vahı kalmış bir kutu kırmızı römorkörün yanında ipucu.
It was a real tug-of-war.
Sıkı bir uğraş verdim.
Just let the tug of energy tell you how fast you need to work.
Sadece, bırak enerji sürüklenmesi sana ne kadar hızlı çalışman gerektiğini göstersin.
That tug goes by a lot.
Epey geçiyor o römorkör buralardan.
You know, she gave me a tug once.
Bir kere otuzbir çekmişti bana.
A slow and steady tug should do it.
Yavaş ve düzenli bir çekişle hallolmalı.
Tug Babcock, 65.
Tug Babcock,65 yaşında.
You, tugged me in?
Sen, beni içeri mi sürükledin?