Примеры использования: trust

You know, every guy on that board can... can see that you're not telling the truth, and it makes them not trust you.
Biliyorsun, o kuruldaki her adam senin gerçekleri söylemediğini anlayabilirler, ve bu da güvenilirliğini azaltır.
Trust the silliness!
Şapşallığa güven!
Oh, no, you put it with the land trust document.
Hayır, onu Emlak Tröstü belgelerinin yanına koydun.
Only death relieves us of our sacred trust.
Bizi kutsal emanetimizden ancak ölüm azat eder.
Since both the King's daughters have been declared illegimate and unfit to rule, we must trust the queen to conceive a child quickly.
Kralın iki kızı da yönetime uygun bulunmayıp gayrimeşru ilan edildiği için, kraliçenin dünyaya hemen bir çocuk getirmesini ümit etmemiz gerekiyor.
I trust you enjoyed it.
Eğlendiğine inanıyorum.
DLJ Trust.
Trust, Sister Pius.
Güven, Hemşire Pius.
It's A Trust.
The words "blind" and "trust"
"Kontrol dışı" ve "kredi" kelimeleri
Mr Solomons is the only jeweller I trust in London.
Londra'da itimat ettiğim tek kuyumcu Bay Solomons'tur.
You don't look like the trust fund kids I normally work with.
Normalde calistigim vakif fonundaki cocuklara benzemiyorsunuz.
I wantyou to take a chance... and trust me.
Bir şans verip bana... güvenmeni istiyorum.
I trust you find your chamber suitable, my lady.
Odanızı rahat bulduğunuzu umuyorum leydim.
This land is a sacred trust.
Bu topraklar kutsal bir sorumluluktur.
I think the trust is where you want to focus.
Bence kredi kısmına odaklanmak isteyebilirsin.