Примеры использования: tries

Try to get an I.D. On that company car.
O şirket aracının kime ait olduğunu öğrenmeye çalışırım.
Try like you did with the DNA?
DNA'i denediğiniz gibi mi?
And if you want to try that case right now, go ahead.
Ve eğer sınamak istiyorsan, buyur.
Well, I say we let these two talk deal points while I try your chef's famous sea bass.
Bunlar puanlarını konuşurken biz de şefinin ünlü levreğini tadalım.
I guess even Shinigami get tired when they try hard...
Bir Ölüm Meleğinin bu kadar yorulabileceğini bilmiyordum.
You really, really try... ..and then...
Çok çabalarsın ve birden...
You gotta try harder, hon.
Daha çok çabalamalısın hayatım.
- Or better yet... let them try me for...!
- Ya da daha iyisi beni bunun için de yargılasınlar.
This is how you try?
Böyle mi çabalıyorsun?
And afterwards they can try me!
Ondan sonra da beni yargılayabilirler!
- We try harder.
- Daha fazla uğraşacağız.
Dr. Foreman said you'd try this.
Dr. Foreman buna kalkışacağınızı söyledi.
Nice try.
Güzel deneme.
Are you gonna try to put it out before McGinnis gets sentenced?
McGinnis cezasını almadan onu yayına çıkarmaya çalışacak mısın?
We have to try Casa A Pezzi.
Casa a Pezzi'yi deneyelim.
We cannot try you for that.
Seni bununla sınayamayız.