Примеры использования: traps

You often pull in traps all by yourself?
Sıklıkla yanında eşya taşır mısın?
This is a trap.
Bu bir kapan.
Hey, I gotta go check on that grease trap.
Gidip, şu yağ ayırıcıyı bir kontrol edeyim.
- You just couldn't keep your trap shut.
O lanet gaganı kapalı tutamadın değil mi?
- I was setting a trap.
Perhaps they attempted to ascend but were prevented from fully doing so, trapped between this plane of existence and the next.
Belki yücelmeye çalışmışlardır, tamamen yapamadan engellenmiş ve bu var olma boyutuyla bir sonraki arasında kapana kısılmışlardır.
The destiny trap.
- Kaderin tuzağı.
My trap is shut.
Ağzımı mühürledim.
- A trap?
- Tuzak mı?
If I had known, I would have kept my trap shut.
Eğer bilseydim ağzımı kapalı tutardım.
You gotta learn how to clean that trap, tanya...
O dolabı temizlemeyi öğrenmelisin Tanya.
We even had people trap them.
Hatta insanların yakaladığı da olur.
It was a trap spell.
Bu bir hapsetme büyüsüydü.
But first I'd like to see my father's traps.
Ama önce babamın eşyalarını göreceğim.
Mouse trap.
Fare kapanı.
But what's most important is the plumbing inspection trap.
En önemlisi de tesisat kontrol dolabı.