Примеры использования: transition

IS CALLED A PHASE TRANSITION,
Buna faz geçişi deniyor.
All of life can be broken down into moments of transition or moments of revelation.
Tüm hayatlar değişimlerine veya aydınlanmalarına ayrıştırılabilir.
The future is all around us waiting in moments of transition to be born in moments of revelation.
Gelecek etrafımızı sarmış değişmemizi bekliyor aydınlanışımızdan doğmayı bekliyor.
He would then mount a full-scale invasion of the beach, costing me any chance I might have of a peaceful transition.
Sonrasında adada tam çaplı bir istila başlatacak tabii ben barışcıl bir intikal sağlarsam olay değişir.
This transition, this...
Bu dönüşüm, bu..
NOTHING CAN SURVIVE THE EXPANDING PHASE TRANSITION.
Genişleyen faz geçişinde hiç bir şey hayatta kalamaz.
Just try to make the transition as quick and painless as possible.
Komuta değişimini en hızlı ve sancısız şekilde yapmaya çalış yeter.
Let's make sure it's a smooth transition.
Sorunsuz bir değişme olduğundan emin olalım.
Each revolution has its transition period.
Her devrimin bir intikal süresi vardır.
Tom, can I take this chance to say you've managed a very delicate transition superbly?
Tom, çok hassas bir dönüşümü harika bir biçimde başardığını söyleyebilir miyim?
Yes, that was a transition.
Evet, bu bir geçişti.
The bye week, we can make the transition.
Son haftamda görev değişimini yapabiliriz.
- I want to make sure the transition is smooth.
Sadece değişmenin düzgün bir şekilde yapılacağından emin olmak istiyorum.
I'll shoot the transition to medevac.
Askeri helikoptere intikali çekeceğim.
Stay with my mom's transition team.
Annemin dönüşüm ekibinde kalacağım.
It means transition, change.
Geçiş, değişim anlamına gelir...