Примеры использования: trains

Our train.
Bizim trenimiz.
- Some bozo jumped in front of the train.
- Salağın teki metronun önüne atladı.
No, she left the train at Paris at the Gare de Lyon.
-Paris'te, Lyon Garında indi.
You'll remember I joined your train after you left St. Louis.
Kafilenize siz St Louis'ten ayrıldıktan sonra katıldığımı hatırlarsın.
Germany had that to train pilots.
Almanya, pilotlarını yetiştirmek zorundaydı.
If we analyze the seemingly random patterns of the train, taking into account standard deviation, and assuming that epsilon approaches zero as angle delta approaches pi, we can conclude...
Trende karşımıza çıkan rasgele örnekleri analiz edersek ve standart sapmayı da hesaba katıp epsilonun sıfıra delta açısının da pi sayısına çok yakın olduğunu düşünürsek sonuç olarak--
A trained chemist, like yourself.
Senin gibi eğitimli bir kimyager.
- Take the wagon train.
-Katarı almamızı.
Didn't you train him?
Eğitimli mi peki?
You came barreling in here like a freight train.
Yük katarından düşmüş varil gibi geldin.
Uh, does this train car have the original link-and-pin coupler or the Miller Hook and Platform?
Bu vagonda, orijinal Link and Pin bağlantısı mı yoksa Miller Hook platform mu var?
Someone has to train them.
Birinin eğitmesi gerekiyor.
You can train yourself to forget.
Kendini unutmak için alıştırıyorsun.
Take the London train tomorrow.
Yarın Londra treniyle gidersin.
We're en route with a 32-year-old male jumped or pushed in front of an El train at Garfield.
Garfield'de metro rayına itilmisş 32 yaşında bir erkek hasta getiriyoruz.
" Someone saw serena getting offa train at grand central.
- Birisi Serena'yı garda görmüş.