Примеры использования: trade

Trade skills and hobbies.
Ticaret hünerleri ve hobiler.
A trade for what?
Ne alış verişi?
Guys who know their trade.
Adamlar işini biliyor.
Family trade.
Bir aile geleneği.
Trade is vicious and selfish.
Zanaat acımasız ve bencildir.
They have trade secrets.
Ticaret sırları var.
He couldn't provide the research on the trade.
Yaptığı alım işlemine dair yaptığı araştırmayı gösteremedi.
- You a miner by trade?
Madencilik baba mesleği mi?
If we can penetrate the trade secrets of the manufacturing process in that chloroplast, let's just say our whole future hangs in the balance.
Eğer kloroplast içindeki üretim sürecinin ticari sırlarını aralayabilirsek bu tüm geleceğimizi değiştirir diyebiliriz.
Did I sign off on that trade?
Ben o işlemi onayladım mı?
You, do you have a trade?
Sen, bir mesleğin var mı?
- I see you've been reading The Trades.
- Sanırım esnaflarla konuşuyorsun.
You will not trade your honor for your life.
Şerefinizi hayatınız için satmıyorsunuz.
Maybe there's an obit in the trade papers.
-Belki ticari bültenlerde yayınlanmış ölüm ilanları vardır.
That's my trade!
Benim işim bu!
These are trade secrets.
Bunlar geleneğimizin sırları.