Примеры использования: tort

Brighteners veto tort.
Aydınlatıcılar veto haksızlık?
You have a serious tort on your hands.
Çok ciddi bir haksız fiil söz konusu.
A tort is a wrong arising from the violation of a private duty.
Haksız muamele ise kişisel yükümlülüklerin ihlâlinden kaynaklanan olaya denir.
You are part of one of the biggest tort cases of the year.
Yılın en büyük haksızlık davasının bir parçasısın.
It's an intentional tort.
It's an intentional tort, so we are all on the hook for $1.2 million.
Bu haksız muameledir, ...hepimiz de 1.2 milyon dolar için zor duruma düştük.
We have case law precedence, federal tort and civil liberties claims.
Hukuksal ayrımcılık, haksız muamele ve insan haklarının ihlali söz konusu.
Tort lawyers have Chelsea General employees on their payroll.
Haksız muamele avukatlarının gözü Chelsea General çalışanlarının maaşlarında.
You had no idea what tort reform meant.
Haksız Muamele Reformu ne demek hiçbir fikrin yoktu.
Crime, education, tort reform, welfare.
Suç,eğitim, haksızlıkla mücadele, sağlık.
Mostly toxic tort litigation.
Genellikle "Zehirli Haksız Fiil"
There is a tort for the disclosure of private facts.
Hususi olayların ifşasına dair haksız muamele var.
Uh, torts are a-a legal...
Haksızlık fiili...
Your Honor, the Federal Tort Claims Act...
Sayın Yargıç, Federal Haksız Fiil Tazminat Yasası...
I didn't invent tort law, okay?
Haksız fiil hukukunu ben icat etmedim, tamam mı?
Okay, why is there a torts law book in his things?
Haksız fiille ilgili hukuk kitabıyla ne işi varmış ki?