Примеры использования: to start

The wedding is about to start.
Düğün başlamak üzere.
I can't even get him to start the lawnmower and he wants to buy a boat.
Daha çim biçme makinesini bile çalıştıramıyor... tekne alacakmış.
- I'm not trying to start anything, okay?
Kavga çıkaracak değilim.
The train is going to start right away.
Tren şimdi hareket edecek.
I said not to start.
Sakın başlatma demedim mi.
He's about to start a franchise.
Bayilik kurmak üzere.
Tomorrow okay for him to start?
- Yarın başlayabilir mi?
When we try to start it, the noise will bring every Dalek for miles.
Eğer çalıştırırsak, çıkaracağı ses Dalekleri buraya getirir.
We need to start him on radiation.
Onu radyasyon tedavisine başlatmalıyız.
I'm going to start my own firm.
Kendi şirketimi kuracağım.
Time to start waking up.
Kalkma vakti.
We need to start the antitoxin.
Antitoksin başlamalıyız.
If I can use that sunlight to start the automatic maintenance.
Güneş ışığıyla otomatik onarım sistemini çalıştırabilirim.
You're gonna walk up to the guy, start talking to him.
Siz,kalkıp,doğrudan onunla konuşmaya mı gideceksiniz?
Do you want me to start the paperwork?
Evrakları hazırlatmaya başlatayım mı?
Maybe you can get the school to start a team.
Belki bunun bir okul takımını kurabilirsin.