Примеры использования: to look

House told us to look for irony.
House ironiye bakmamızı söylemişti.
Let me show you another way to look at this.
Dur da sana farklı bir yoldan göstereyim.
I'm going to look up old addressees.
Eski sahiplerini araştırayım.
Clara asked me to look after you.
Clara size bakmamı söyledi.
You must get a doctor to look at it.
Bir doktora göstermelisin.
So the best thing to do is to look into Doakes' final days.
Yapılacak en iyi şey, Doakes'un son günlerini araştırmak olur.
I want my guy to look.
Benim adamım baksın.
Boy, things are sure starting to look christmassy now!
Hey, işler biraz daha noelce gözüküyor!
Tell the guys to look smart.
Akıllı görünsünler.
The place needs to look abandoned.
Terkedilmiş gibi gözükmeli.
But we still have to look out for each other, right?
Ama yine de birbirimizi kollamalıyız, değil mi?
To look like me again.
- Tekrar kendim gibi görünmek.
We're starting to look like fools.
Aptal gibi gözükmeye başladık.
I had to look out for you.
You should get someone to take a look at that.
Bence onu birine göstermelisin.
Well then, we have to look harder until we find something.
- Daha iyi araştırmalıyız.