Примеры использования: tinder

He managed to knock loose some tinder.
Bir şekilde bir kavı serbest bıraktı.
And then finally, kindling... and tinder.
Son olarak da çıra ve kav.
- When we get clear of here, we're gonna have to find some tinder, cauterize the wound
- Buradan çıktığımız zaman yarayı dağlamak için kav bulamamız gerekecek.
We have our tinder, one of us must strike the flint.
Kav elimizde ama şimdi aramızdan birisi taşı isabet etmek zorunda.
Here is flint and tinder.
Çakmaktaşıyla kav varmış.
Only the passion that touches its abyss can light the tinder of your utmost truth.
Yalnızca cehennemin boşluğunu tadan hırs hakikat kavınızı ateşleyebilir.
- Billy, you hunt us up some good tinder.
- Billy, sen biraz kav bul.
The city is dry as tinder and the fire is strong enough to burn back even against the wind.
Şehir kav gibi ve yangın rüzgara karşı bile yanarken yeterince güçlü.
Tinder rocks.
Tinder harika.
Ah, Tinder rocks.
Tinder harika.
We met on Tinder.
Tinder'de tanıştık.
- You're on Tinder?
- Tinder'de misin?
No, I mean Tinder.
Hayır, Tinder'ı kastediyorum.
Did you meet her on Tinder?
Onunla Tinder'da mı tanıştın?
Um, are you on Tinder?
Tinder kullanıyor musun?
On tinder and in life.
Tinder'da ve hayatta evet.