Примеры использования: tic

It's a slight tic in his fight/flight response.
"Dövüş ya da kaç" tepkisinde küçük bir tik.
My recommendation is that you gobble these up like Tic Tacs.
Sana tavsiyem ise derhal bunları şeker gibi yutman olacaktır.
We're shootin' the breeze with Tic Tock.
Tic Tock ile cok iyiyiz..
It's a bleeding tic.
Kanama tikidir.
You want a tic-tac.
- Şeker ister misin?
I just heard five guards did it for 15 colones and a bottle of Tic Tack.
Demin beş muhafızın bunu 15 kulon ve bir şişe Tic Tack için yaptıklarını duydum.
- What's up tic-tac.
- N'aber Tic-Tac?
It's a- It's a nervous tic,
Bu bir tik.
Tic Tac, Tic Tac, Tic Tacs.
Tic Tac, Tic Tac, Tic Tacs.
Nervous tic.
Sinirsel tik.
Do you have a Tic Tac?
Şekeriniz var mı?
Four schoolgirls playing tic tac toe.
Tic tac toe oynayan 4 kız öğrenci var.
- Just an occasional tic.
Sadece arada sırada tikim tutuyor.
It's a nervous tic kind of a thing.
Heyecanlandığında ortaya çıkan bir tik gibi.
I don't tic in my sleep.
Uyurken tikler olmuyor.
- pen-up-the-nose tic.
- Tik değil bu.