Примеры использования: tar

Look, there's a bug stuck in tar right here.
Böceğin biri katrana yapışmış.
She smelled like coal tar soap and lavender.
Katranlı sabun ve lavanta gibi kokuyordu.
- Tar Heels.
Ta-ta-tar Heels.
Someone who saw you take that tar?
Eroini aldığını gören olmuş mu?
- Choke that tar.
- Boğ şu gemiciyi.
Tar and feather him.
"Vücudunu katranlayıp her tarafını tüyleyin."
I think I just drank tar.
Sanırım az önce zift içtim.
Black tar or China White?
Kara Katran mi cin Beyazi mi?
Enough tar!
Bu kadar gemici yeter!
- We'll tar boat and set sail.
- Kayığı katranlayıp deniz açılacağız.
The roof is soft tar!
Çatı zift kaplama olabilir!
There could be mountains of diamond and graphite and seas of liquid tar.
Elmastan ve grafitten dağlar ve de sıvı katrandan oluşan denizler olmalı.
Do our part to keep the, uh, black tar monopoly safe.
Bizim bölüm siyah katranlı kasayı koruyor.
It's Jolly Jack Tar!
Jolly Jack Tar!
My guess would be black tar heroin.
Benim tahminim Meksika yapımı eroin.
- The tar sands are probably one of the biggest industrial projects in the history of mankind.
Katranlı kumlar muhtemelen insanlık tarihinin en büyük sanayi projelerinin biri.