Примеры использования: tall

You're really tall.
Gerçekten uzunsun.
She loved to tell a tall tale.
Abartılı hikâyeler anlatmasını severdi.
The main detective was a tall guy with a short name like, uh, Pence or Vince.
Esas dedektif, Pence veya Vince gibi kısa bir adı olan uzun boylu bir adamdı.
What's that tall Golf called?
Golf'ün yükseğinin adı neydi?
Then a tall, young, Latin gentleman come running out of the park holding a sawed-off shotgun.
Sonra uzun, genç Latin bir erkek elinde ucu kesik bir pompalıyla parktan koşarak çıktı.
- I'm so tall!
Çok uzunum.
You know, we'd sit here and-and... make up great tall tales.
Burada oturup abartılı masallar uydururduk.
Uh, what about that uh, the tall guy, with the um, the curly hair?
peki, uzun boylu, kıvırcık çocuk?
It's just too tall.
Çok yüksek.
I believe a tall, nimble-fingered man named McCreary left a package for me.
Uzun, eli çabuk McCreary adında birinin bana paket bırakmış olması lazım.
I am so tall!
Çok uzunum.
Let's hope this is not one of your father's tall tales.
Umarım bu da babanın abartılı masallarından biri çıkmaz.
Yeah, before I snatched up Dave, I saw him having this knockdown, drag-out argument with some tall guy outside his apartment house.
Dave'i kaçırmadan önce, uzun boylu bir adamla dairesinin önünde hararetli bir şekilde tartıştıklarını gördüm.
Can you hop a tall fence?
Yüksek bir çitten atlayabilir misin?
She's too tall to partner, but when you're that good, who needs a partner?
Partnerler için çok uzun ama o kadar iyiysen partnere ihtiyacın olmaz.
Look at how tall you are.
Şuna bak ne kadar uzunsun.