Примеры использования: talks

J.D., can I talk to you?
Seninle konuşabilir miyim J.D.?
I'll make you talk!
Ben seni konuştururum!
Tony sent Chrissy over there to talk to him.
Tony Chrissy'i onlarla konuşması için oraya yolladı
I'm Ashley Frank, bringing you "Frank Talk."
Ben Ashley Frank ve karşınızda Dürüst Söyleşi.
- I should talk to him.
- onunla görüşmem gerekir.
Talk to us with his words?
O sözlerini mi edecek bize?
Well, there was talk of shutting down Ralph Lauren altogether.
Aslında Ralph Lauren'i tamamen kapatmakla ilgili söylentiler de vardı.
Wedding talk?
Evlilik muhabbeti mi?
Talk to you later.
Talk about it.
Anlat bize.
Great talk.
Güzel sohbetti.
As a doctor, it's important to know how to make small talk.
Doktor olarak, hoşbeş edebilmek önemlidir.
King Horik, your behavior has made it very difficult to talk peace or to negotiate with King Ecbert.
Kral Horik, yaptığınız hareket Kral Ecbert ile müzakerede bulunmayı epey zora soktu.
- Don't talk about Father.
- Babamın lafını etme sakın.
You must be all the talk around the "holy water" cooler.
Demek kutsal su soğutucusu hakkındaki dedikoduların menşei sensin.
I talked to the cop who pulled him over for speeding, at 2:15 a.m., right around T.O.D.
Onu aşırı hızdan saat 2:15 yani yaklaşık cinayet saatinde, durduran trafik polisiyle konuştum.