Примеры использования: swimmin

Hey, lets go swimmin!
Hey, haydi yüzmeye gidelim!
Swimmin' don't got dick shit to do with deep-sea diving'.
Yüzmenin, lanet derine dalma ile ilgisi yoktur.
That's right, when you go swimmin', don't forget to bring a...
Doğru, yüzmeye giderken yanına havlu almayı unu...
I went swimmin'.
Yüzmeye gittim.
We'll go swimmin'.
Yüzmeye gideceğiz.
One day he went swimmin' and dove headfirst into the lake... and right into a rock.
Birgün göl kıyısına yüzmeye gerderken.
We used to go fishin' and swimmin' and canoeing' in it.
Eskiden oraya balık tutmaya, yüzmeye ve kanoyla gezmeye giderdik.
- Can I go swimmin'?
- Yüzmeye gidebilir miyim?
But when she was swimmin' out to the boat, the fog got so thick that, uh, she couldn't find the boat.
Ama kız tekneye doğru yüzerken, sis yüzünden tekneyi bulamaz.
- Swimmin' or fishing'.
- Yüzmek ya da balık tutmak.
Did you see me swimmin'?
Beni yüzerken gördünüz mü?
Swimmin' in their senseless circle
Anlamsız daireler çizerek yüzüyorlar
They'll be swimmin' in their own blood in no time.
Çok kısa zamanda kendi kanları içinde yüzüyor olacaklar.
Thirty seconds, we're gonna be swimmin'.
30 saniye içinde yüzeceğiz.
And then we took off our clothes and went swimmin'.
Ve sonra giysilerimizi çıkarıp yüzmeye gittik.
Well, I can go swimmin' after dark.
Hava karardığında yüzmeye gidebilirim.