Примеры использования: surprised

Surprised to see you here.
Seni burada görmek şaşırtıcı.
These dolls all look really surprised for some reason.
Şu bebekler sanki birşeyler olmuş gibi çok şaşkınlar.
It is on a day like this one, a little later, a little earlier, that you discover, without surprise, that something is wrong, that you don't know how to live and that you never will know.
Yine böyle bir günde biraz daha geç, biraz daha erken saatte hiç şaşırmadan, bir şeylerin yanlış olduğunu, nasıl yaşayacağını bilmediğini ve asla bilemeyeceğini fark ediyorsun.
Surprised, papa!
Sürpriz baba!
If she did, she wouldn't have been surprised he was F.B.I.
Eger o yapsaydi F.B.I. ajani olduguna bu kadar sasirmazdi.
- Hardly surprised, though.
- Sürpriz olmadı.
Just don't be surprised if I leave behind a really detailed journal entry for Elena that's all about Krystal with a "k."
Eğer Elena'ya "K" ile yazılan Krystal hakkında çok detaylı bir günlük yazısı yazarsam şaşırma.
- Surprised, Eddie?
- Sürpriz mi Eddie?
- You better act surprised.
- Sürpriz olmuş gibi yapsan iyi olur.
Surprise me.
Şaşırt beni.
I was pleasantly surprised.
Şaşırtıcı bir şekilde etkilendim.
Surprise myself.
Surprised he washed up.
Kıyıya vurması bile şaşırtıcı.
Surprise her.
It would be very much surprised.
Because I think that you will be surprised at what it does to your adrenaline if you start betting a half million a hand.
Çünkü bence bir elde yarım milyon oynamanın adrenalin seviyene yaptıklarına şaşıracaksın.