Примеры использования: surely

Surely that must make it more difficult.
Elbette bu işi daha da zorlaştırıyor olmalı.
Surely there can't be anything living in there.
Kuşkusuz bunun içinde yaşayan hiçbir şey olamaz.
I am true to Your Grace and always will be, but surely there are other ways, cleaner ways.
Size sadığım majesteleri, her daim sadık kalacağım ancak elbet farklı yollar da vardır, daha temiz yollar.
Surely justice has never been better served.
Elbette adalet daha iyi sunulmamıştı.
Surely, few animals go to greater lengths to get a drink.
Kuşkusuz, su içmek için pek az hayvan bu kadar çaba sarf eder.
With all the things a Time Lord has seen, everything he's lost, he may surely have bad dreams.
Bir zaman Lordunun yaşadığı onca şey ve kaybettikleri yanında, elbet kötü rüyalar görecektir.
Surely you did.
Elbette hissettin.
Surely you're not unacquainted with that part of a woman's body.
Kuşkusuz, kadın vücudunun bu kısmıyla tanışmamışsınız.
Surely she could spare you for another fortnight.
On beş gün daha kalmanıza muhakkak izin verecektir.
- Well, he won't follow her, surely?
- Onu takip etmeyecektir herhalde?
My friend, I'm not sure... but wherever this man is... your wife will surely be.
Dostum, emin değilim... ama bu adam neredeyse... karın da kesinlikle orada olacaktır.
- Christ, I mean, surely.
- Of be... yani muhakkak öyledir.
Well, surely, some of you think I should.
Herhalde aranızda böyle düşünenler vardır.
But you surely told him, 242 00:22:37,189 -- 00:22:40,108 That the wealth of oil was a gift of ALLAH?
Sen de ona kesinlikle iletmissindir ki..
Surely a mind as quicksilver as your own can grasp the complicated position that we're in.
Senin gibi kıvrak zekâlı biri... içinde bulunduğumuz karmaşık durumu muhakkak kavrar.
Gordon, you'll take some coffee, surely.
Gordon, herhalde kahve içersin.