Примеры использования: sunburn

The bug bites, the sunburn.
Böcek ısırığı, güneş yanığı.
real bIuesman get a sunburn.
Gerçek blues adamları güneşte yanar.
That a barroom sunburn?
Meyhanede mi yandın böyle?
I'm still peeling from the sunburn.
Güneş yanığı yüzünden hâlâ soyuluyor.
We won't get sunburn here.
- Bu güneş yakmaz.
Elsa's got a sunburn, Mike.
Elsa, güneşte yanmış, Mike.
You'll get a sunburn.
A bad sunburn, huh?
Kötü yanmışsın?
Isn't that for sunburn or something?
Güneş yanığı gibi şeyler için değil mi o?
I'm getting sunburn.
Başımıza güneş geçecek.
He's got a nasty sunburn.
Güneşten çok kötü yanmış.
Don't get a sunburn.
- You got sunburn.
Yandın mı sen?
You know, sunburn?
You must sunburn so easily.
- Güneş seni çok çabuk yakıyordur.
He's got a terrible sunburn.