Примеры использования: sucks

That's 300 horse power of pure suck.
300 beygir gücünde net emişi var.
I don't suck, man.
Ben yağcı değilim adamım.
Constant suck.
Sonsuz girdap.
We've gotta suck it out.
Emmeyle çıkarmalıyız.
You wanna suck my dick?
Beni yalayacak mısın?
The assassin sucks its victims dry and glues their empty husks onto its back.
Katil, kurbanlarının sırtlarındaki kuru ve yapışmış boş kabuklarını soğurur.
I much prefer them to people who suck up.
Onları yağcılık yapanlara tercih ederim.
you must be talking about that brain suck you convinced him to join.
Onu katılmasına ikna ettiğin şu beyin yıkama saçmalığından bahsediyor olmalısın.
Any bride who doesn't suck up to her husband's mother is a fool.
- Kocasının annesine.... ...yağcılık yapmayan bir gelin aptal demektir.
Here comes a mountain of suck.
Şimdi bir sürü saçmalık duyacağız.
I feel an undertow, it draws me, it sucks me down.
Anaforu hissediyorum, beni içine çekiyor, yutuyor.
Does this thing suck or blow?
Bu şey içeri mi çekiyor, yoksa dışarı mı üflüyor?
Just don't want it to suck.
Sadece batırmak istemiyorum.
The suck zone.
Emiş bölgesi.
And she's, like, a massive suck.
Ayrıca büyük bir yağcı.
We're in a suck downhill spiral.
Bir girdap gibi gittikçe dibe batıyoruz.