Примеры использования: suburban

I almost feel sorry for the poor fool, sitting in his split-level suburban ranch, unaware that a vengeful horde is barreling down the San Diego Freeway at 71 miles an hour.
Neredeyse banliyödeki orantısız evinin verandasında oturan ve San Diego Otoyolu'nda saatte 120 kilometreyle kendisine doğru gelen intikam peşindeki kalabalıktan habersiz zavallıya üzüleceğim.
Where's my goddamn Suburban?
Benim kahrolası Suburban'ım nerde?
That's your suburban legend?
- Şehir efsanen bu mu?
You're more suburban.
- Sen daha çok varoşlardansın.
Good suburban husband.
Banliyölü iyi eş.
The suburban fin-de-siecle ennui.
Yüzyıl sonu banliyö bıkkınlığı.
Dark, Chevy Suburban, maybe.
Koyu renk bir Chevy Suburban olabilirmiş.
That's just a suburban legend.
Onlar sadece şehir efsanesi.
That's for suburban schools and lame teen comedies set at them.
O, varoş okulları ve bunun üstüne kurulu gençlik komedileri için.
You're just some lame suburban dad.
Banliyölü ezik babanın tekisin!
742 Evergreen Terrace, the tiny slice of suburban heaven.
742 Evergreen Sırası banliyö cennetinin minik bir parçası.
- See the Suburban?
Suburban'ı gördün mü?
Are you happy in your godless, suburban life?
Tanrısız, bu şehir yaşamından memnun musun?
On Monday, I had suburban teens in secret pregnancy pact.
Pazartesi günü, "Varoş gençler gizli hamilelik anlaşması içindeler" haberim vardı.
I get that you love being this soft, suburban zombie
Anlıyorum, aşık olman seni yumuşatmış, banliyölü bir zombiye dönmüşsün.
Charming turns into suburban Disneyland.
Charming, Disneyland'in banliyö versiyonu gibi olur.