Примеры использования: subsidized

They can no longer afford to subsidize us.
I will not subsidize a life of luxury and dissipation.
Lüks ve israf dolu bir hayatı finanse etmeyeceğim.
-So not a subsidized group, then.
- Finanse edilen bir grup değil o halde.
"A nuclear navy has to be subsidized, Demi."
Nükleer donanma finanse edilmek zorunda, Demi.
I like you, son, but why should I subsidize worthless behavior?
Seni severim evlat, ama neden içerek çarçur etmen için paramı sana vereyim?
A way to subsidize a slow night.
Yavaş geşen geceni hareketlendirmek için bir yol.
- Clark I won't subsidize a money-losing operation.
-Clark para kaybeden bir operasyona katkıda bulunmam.
Your father is willing to subsidize two options...
Baban iki seçenek için bizi ikna etti...
Seriously, Reed, it could help subsidize your little inventions.
Cidden Reed, senin küçük icatlarını desteklemeye yardım edebilirdi.
Their fees subsidize your work at the poor hospital.
Fakir hastanesindeki çalışmalarınızı onların vizite ücretleri destekliyor.
It's subsidized by the state, so my overhead is minimal.
Devlet destekliyor, yani işletme masraflarım düştü.
The government subsidizes Battle of the Year.
Devlet Yılın Savaşı'nı destekliyor.
I won't subsidize corn in ohio
Ohio'daki mısırlara para desteği vermek istemiyorum
We subsidize farmers by the bushel.
Onları üretim miktarına göre sübvansiye ediyoruz.
Actually, Sack got the governor to subsidize part of the project.
Aslında, Sack, Vali'yi projeye destek olması için ikna etti.
His family can have subsidize if he fail
Başarısız olursa, parayı ailesi ödeyebilir.